Arango: Balkan Supreme

Egemen-HazarÇok sevgili dostum Egemen Hazar Arango: Balkan Supreme tütün değerlendirme yazısı ile sizlerle. Saygıdeğer hanım efendiler ve bey efendiler! Bu gün benim yaklaşık iki ay önce tanıştığım bir tütün hakkında görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle burada paylaştığım izlenimlerimin daha önceki paylaşımlarımda da belirttiğim gibi, profesyonel bir yorumlama değil, sadece amatörce paylaşımlarım olduğunu belirtir, içimizde bu işi çok profesyonelce yapan büyüklerim ve arkadaşlarıma paylaşımda yaptığım hataları düzelterek bana geri bildirimde bulunmalarını diliyorum.
Yine daha önceleri belirttiğim gibi; tütün yorumlamasının gerçekten çok zor olduğunu ve başkalarını yönlendirebilecek yorumlar yapmaktansa, aromasız ve basma tütünler kullanan büyüklerimin (tamamen benim tarzımdan dolayı, yoksa aromalı tütün tüketen arkadaşlara saygsızlık etmek istemem, hatta “Peterson- Irish Wiskey tütünün aromalı olmasına rağmen hayranlıkla içtiğim tütünlerden biri ve tek aromalı tercihimin de bu tütün olduğunu bildirmek isterim) özellikle basma tütünler hakkında yorumlarını okuyup, fikirlerini almak bana her zaman çok daha fazla keyif vermiştir.
Bugün bahsedeceğim ürün bir ribbon cut.

Ürün; Güzel vakumlanmış bir poşet içerisinde satın alındı. Ürünün açıklamasında, Balkan Latakiası,virginia, cavendish ve Türkiye’nin Samsun yöresi (Virginianın kaynağı sanırım) tütünlerinin bir harmanı olduğundan bahsedilmiş.

Arango-Balkan-SupremeTütüne ulaşır ulaşmaz sizi muhteşem bir Latakia kokusu karşılıyor ve sırılsıklam ıslak olmaktan ziyade, içime hazır bir halde.Ben çok fazla nemli tütünler kullanmaktan uzak biri olarak tütünü içime hazır buldum.
Bu tütünü ilk denemelerimde üç farklı kil pipo kullanmıştım. Ve gerçekten harmanın içeriğinde bulunan tüm türlerin lezzetini bir orkestra şefi misali ayrı ayrı aldım. Daha sonra kullanmaya sekiz ayrı, geniş çanaklı pipoyla devam ettim.
Tütünü ısıttığımda çanak üzerinde çok güzel beyaz/ gri bir kül tabakası oluştu. Bu kül tabakasını temizledikten sonra tütünü yaktığımda, istikrarlı bir yanış elde ettiğimi söyleye bilirim. Duman da serin ve gayet hoştu. Her seferinde ve farklı pek çok ortamda(ev,rüzgarlı güverte gezileri ve sakin açık havalar) hiç sönmeyen, bir buçuk saatten uzun içimler sağlayan yanışlar elde ettim. Isınma kabul edilebilir düzeydeydi. Yanma bittiğinde pipomu temizlerken elde ettiğim kül yine beyaz – grilikte bir küldü.Filtre tütünü dediğim tütün (benim şahşen içmediğim ve pipo çanağının dibinde bıraktığım tütün) neredeyse simsiyah olmuştu. Yani tütün üstte yanan tütünü bence çok iyi filtre ediyor. Sulanmadan ziyade filtre tütünü ıslanmıştı sadece diyebilirim. Popolarımı temizlediğimde ise temizleme çubukları (bu tür demelerde özellikle sert beyaz çubuklar kullanıyorum!) makul açık sarı renge boyandılar.
İçimi tatlı, sert..
Benim kriterlerime göre oda notu konusuna değinecek olursak; arkadaşlarım ve yakınlarım Latakia içeren bir tütün kullandığımı anlayadı (Anlasaydılar, anlardım ). Bazı arkadaşlar kokusundan bihayli haz aldı (bunlar genelde hazır sarılmış sigara tüketicileri), bazıları (sarma sigara kullananlar) ise rahatsız edici olmayan fakat saf bir bir tütün kokusunun varlığından bahsettiler.
Saygıdeğer büyüklerim ve dotlarım; burada kendimce paylaşmaya çalıştıklarım, tamamen benim kişisel damak tadımla alakalı fikirlerimden ibarettir. Bu tütünü daha önce denemiş, yorum yapma değeri bulmamış, benden tecrübeli kardeşlerime ve büyüklerime karşı ukalalık yapmak istemem. Sadece yüzelli gr kadar tüketmiş biri olarak sadece düşüncelerimi ifade etmek istedim. Umarın deneyen arkadaşlar da olumlu/olumsuz, bizimle görüşlerini paylaşırlar
Saygı ve muhabbetlerimle…

 

Serkan Ozseyhan
Serkan Ozseyhan
1975 yılında Ankara'da doğdum. İlk okulu Dr. Reşit Galip ilkokulunda ortaokulu Mimar Kemal Lisesinde okudum 1990 senesinde İstanbul'a taşındım. Liseyi Beyoğlu Fındıklı Lisesinde tamamladım. 1993 - 1997 yılları arasında Alanya'da yaşadım. Daha sonra tekrar İstanbul'a geri döndüm. Pipo içmeye 2010'da başladım. 2012 senesinde hobi amaçlı pipo yapmaya ise başladım. Daha sonra hobiden çok yaşam biçimi haline gelince kendi adımla pipolarımı yapıp satmaya başladım. Son 9 senedir Bodrum'da yaşıyorum. 2009 senesinde evlendim 2011 yılında Batıkan ismini verdiğimiz bir oğlumuz oldu. Hala yaşamaya ve daha iyiyi yapmaya uğraşıyorum.

1 Comment

  1. Itırsu dedi ki:

    “Sadece 150 gr kadar…”
    Abime afiyet olsun. Pipo içimlerimin ilk zamanlarında yorumları okur okur titrerdim. Gerçi ilk tütünüm yayladağ idi, onda isli tütün var ve uzunca süre ağızda kalırdı, deli gibi de zevk alırdım. Sonra, epey bir süre sonra samuel gawith’in balkanını içince hakkaten balkan olayının acayip güzel, leziz ve zevkli olması bizi uçurmuştu. Yeni başlayanlar ingilizinen ne fark var diye çıldırabilirler, yabancı bi forumda okumuştum ama unuttum.

    Dil, daha doğrusu alınan tatlar zamanla gelişiyor. Günbegün buna şahit olmak müthiş zevk veren bi olay. Yorumcu abinin sadece 150 gr dediği de bunu anlatıyor. Kabaca 50 gramdan 3 teneke tütün demek. Tek pipolu yeni başlayan 3 günde bir içim yapsa aylar sürer içmesi ve bitirmesi. Onlar için -ki bende de böyleydi büyük miktarlar bunlar. Kil pipolar demiş, 8 ayrı pipo demiş hepsinde belkide defalarca vaaay diyorsun. Aradan ufak tatları seçiyorsun, ne güzel dengelenmiş diyorsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.