Eskişehir’de Beyaz Altın Lületaşı’nın ikinci günü. Sabah biraz geç kalkıldı tabii yol yorgunluğu ve soğuk havanın etkisiyle tabiri caiz ise yorgan bastı diyebilirim. yunar-ustaSaat 10:00 gibi güne başladık. İlk iş olarak Abdülvahap Yunar ustamın yanına gittik. . 40 yıl hatırı olacak bir kahve eşliğinde çok hoş ama kısa bir sohbetle bizi ağırladı. Kendisine bir kez daha misafir perverliği için teşekkür ediyorum.  Daha sonrasında güzel bir börekçide sıcak çay eşliğinde sıcak böreklerimizi yedik.

Sonrasında hani şu hepimizin içinde için için ukde olan calabash pipolar var ya (benim okdem değil en kallavisinden bir adet var elimde) işte o pipoları yapan ustamız Hasan usta ile tanıştık. Şimdi bu yazıları yazarken neden fotoğraf çekmemişim diye de hayıflanıyorum aslında. Hasan Usta benim ziyaretimden kısa bir süre önce bir kaza geçirmiş. Kendisine geçmiş olsun tez zamanda acil şifalar diliyorum. Hasan Usta iki laf arasında bana kullanabileceğim önemli tüyolar verdi. Yaptığı işleri gördüm. Yüzlerce Calabash olacak pipo bekliyor kendisini atölyede.

Hasan ustanın yanından ayrıldıktan sonra yine apar topar Muhsin Usta’nın yanına gittik. Kendisi ile ufak bir işimiz var. Ancak bu arada tabii ben boş durmadım.  Beyaz Altın Lületaşı nasıl işlenir? Nasıl pipo haline gelir o taş öğrenmem gerek. 🙂

Muhsin Erdoğan ustamın atölyesinde Lületaşından pipo yapmaya çalışıyorum ama bıçak bile tutmayı bilmeden yapmaya lületaşından pipo kalkarsan saçma sapan bir şey yaparsın. Her şeyin başı eğitim. 😀 Pipo Dünyası olarak hem seyircilerden hem de Muhsin Usta’dan verdiğimiz geçici rahatsızlık için özür diliyorum. 🙂

Daha sonrasında artık hava kararıyor ve bu sefer bizde Ahmet Gövem ustamın yanına gidiyoruz. Bir yanda Sami Usta bir yanda İsmail Usta on numara bir muhabbet ile ellerinde ki pipoları işliyorlar. Ahmet Ustam sigara ağızlığı işliyor ama o ne detay ve hız. Biz daha iki kelam laf etmişken o birisini bitirip birisine başlıyor. Bu arada içtiği Lovat pipo’da da gözüm kalmıyor değil hani. Mercan Kırmızısı ağızlığı ile çok yakışıklı bir pipo yakıyor ağırdan.

Bu arada bir Lületaşı Pipo’nun ortaya çıkması için ortalama 27 ayrı işçilik uygulanıyormuş. Bunu öğrendikten sonra pipoları çakıyla yapmıyoruz diyen abilerime selam olsun.

Derken ekibe Cafer Usta ve Battal Usta’da dahil oluyor. Zaten var olan şamata gırgır daha da bir şenleniyor işte o zaman.

Bu kadar muhabbetten sonra günün özeti ve bombası niteliğinde Türk Lületaşı işçiliği ve ekonomisi namına iki güzel haberim var. İsim ve marka vermeden yazmak durumundayım çünkü daha netleşen anlaşmalar yok. Ancak eli kulağında. İki dünya devi marka pipo üreticisi farklı zamanlarda iki farklı ustamız ile çalışmak istediğini ve kendi adlarında üretim yaptırmak ya da isimleri ile özel bir seri çıkartmak için görüşmüşler. Şimdilik görüşmeler, örnekler, yazışmalar devam etmekte. Umarım bu iki firma da birbirinden değerli bu iki ustam için hayırlı uğurlu olur.

Artık Türk Lületaşı pipolarının bu firmalar ile Dünya çapında bir ağa dahil olabilecek olmaları çok güzel bir haber.

Akşam vakti Ankara hazırlıklarını yaptıktan sonra yorgun bir şekilde Emre’nin atölyesine geliyoruz. Sıcak birer kahve ve pipo eşliğinde satranç turnuvamız başlıyor. yorgun ama mutlu bir şekilde yattıktan sonra Ankara’ya gidiyoruz.

Ankara’da ki tüm dostlarımdan görüşemediğimiz için çok özür diliyorum. Cihan Ayyıldız’a daha önceden telefon açarak geleceğimi ancak vakit bulamayacağımızı belirtmiştim. Yine Serdar Abi, Cihan ve tüm Ankara’lı pipo sever dostlarımdan özür diliyorum. Daha bol bir vakitte mutlaka yanınıza geliyorum. (Bu arada Ankara doğumlu olup 20 sene sonra Kızılay Meydanı’nda, Soysal Pasajı görememek çok hoş oldu. 😀 )

Evet arkadaşlar bu minik yazı dizimizin sonuna geldik. diğer yazılarda görüşmek dileğiyle.

Dumanınız daim olsun.

Serkan Ozseyhan
Serkan Ozseyhan
1975 yılında Ankara'da doğdum. İlk okulu Dr. Reşit Galip ilkokulunda ortaokulu Mimar Kemal Lisesinde okudum 1990 senesinde İstanbul'a taşındım. Liseyi Beyoğlu Fındıklı Lisesinde tamamladım. 1993 - 1997 yılları arasında Alanya'da yaşadım. Daha sonra tekrar İstanbul'a geri döndüm. Pipo içmeye 2010'da başladım. 2012 senesinde hobi amaçlı pipo yapmaya ise başladım. Daha sonra hobiden çok yaşam biçimi haline gelince kendi adımla pipolarımı yapıp satmaya başladım. Son 9 senedir Bodrum'da yaşıyorum. 2009 senesinde evlendim 2011 yılında Batıkan ismini verdiğimiz bir oğlumuz oldu. Hala yaşamaya ve daha iyiyi yapmaya uğraşıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.