Kent Rasmussen

Merhaba dostlar; Facebook Grubumuz yeni gelen arkadaşların katılımı ile daha geniş bir kitleye ulaşmaya başladı. Öncelikle destekleriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Yeni kullanıcılar, yeni başlayacak olanlar gelince son zamanlarda grup sanki motosiklet ya da araba forumu gibi bir soruya gark oldu. KALİTELİ PİPO.

Nedir bu kaliteli pipo? Kaç paradır bu Kaliteli Pipo? Pipoda kaliteyi ne belirler? Kendimce yorumlamaya çalıştım. Umarım faydalı olacaktır.

Nedir Bu Kaliteli Pipo ?

Kaliteli pipo, kullanıcısını her açıdan tatmin eden pipodur. Teknik açıdan sulanma ve ısınma yapmayan,  delikleri şekline göre düzgün açılmış, ağızlığı bağlantı yeri ile tam uyan pipodur. Kozmetik ve görünüm açısından ise şekli kullanıcısının beğenisi şeklinde olan kişiye hitap eden, bitimi düz, rustik ya da kumlama gibi bitimlerin tercih edildiği ve yine kullanıcısının beğenisine göre değişen, üzerinde boya cila atığı olmayan, güneşten solmamış, ağızlıkta sararma oluşmamış, sand pit gibi çukurların ve dolguların olmadığı pipodur. Kesim açısından ele alınırsa Grain yani Damarların yapısı önem arz eder. Dik damarlı oluşu ya da sık kuş gözlerinin bulunuşu. Ters kesim yapılırsa damarına göre mi kesilmiş yoksa şekline göre damar yapısı olduğu gibi mi bırakılmış. Flame Grain, Straight Grain, Bird Eye ne derece kullanılmış. Budak tarafına mı denk gelmiş köke yakın tarafına mı gibi unsurlardır kaliteyi belirleyen.

Ve en önemli unsur ise o ağacı pipo haline getiren ustasıdır işin kalitesini belirleyen.

Yani uzun lafın kısası “çok para verdim en pahalı pipoyu aldım” demek ya da “şu marka pipom var şu da olsun. Bu markalarım eksik kaldı almam gerek” gibi söylemler kaliteli pipoya ulaştığınızın göstergesi değildir.

Tabi bu kalitelendirme görecelidir yine kendi içinde. Olmazsa olmazı ısınma ve sulanma. Diğerleri tamamen estetiksel kaygılar. İşin matematiği delikler düzgün mü, ısınma, sulanma var mı? Sonra saydıklarımız değere değer katan ücreti arttıran, prestiji sağlayan unsurlar.

Kaç Paradır Bu Kaliteli Pipo ?

Yazı üstünde ki resim Kent Rasmusen marka ebay satış fiyatı 11.500 $ Bir sonra ki örneğimiz James Upshall ebay satış fiyatı 10.750 $ Bir sonra ise Age Bogelund Freehand geliyor ebay satış fiyatı 7.670 $.

Kaliteli mi? Evet isimleri Dünya markası. Mutlaka bir kalite değeri var tabii ki. Peki bu fiyatlara kalite garanti mi? Hayır bence değil. Neden mi? İçen kişi faktörü var. Kullandığı tütün nemi, nefes alma sıklığı, pipo alışkanlığı, Ağzında mı tutuyor elinde mi tutuyor, dolayısı ile tükürük kaçıyor mu kaçmıyor mu vs. vs.

Hiç pipo içmemiş ama parası bol bir arkadaşımız velev ki aldı bu pipolardan birisini iki içti dolumu adam gibi yapamadı diyecek ki “Bu pipolar kötü”. Kalbini kırarım böyle arkadaşın baştan demesi. Kullanamadıktan sonra altında Ferrari olsa ne yazar olmasa ne yazar değil mi?

Arkadaşlar pahalı pipo kaliteli pipo demek değildir. Sizlerden gelen bazı pipolarda kaliteli marka bile olsa sand pitli olanlar var, dolgusu olanlar var. Ben kullandım İstanbul’da ki bazı arkadaşlarım şahit orjinal Savinelli Bruno serisi pot kesim pipo. Ağızlıkta ki çıkış yeri hani diktörgen olan emzik kısımı adamlar fabrikada sola kayık açmışlar. E ne oldu piponun satış fiyatı 300 TL civarlarında. Ama yanı sıra başlangıç serilerinden birisi olan budaklı 101 KS kesim billard ondan iyi çıktı. Her nefeste ıslık çalmıyordu.

Tabii ki gidip Pipsan, Dapper ya da içi teneke Çin malı pipo alın demiyorum. En azından bir 100 – 150 TL’ya kıyın. Ama yeni başlayan arkadaşlarım abartıp sermaye dökmek gibi bir istekleri var.

Peki siz başta düşük kaliteyi bilmezseniz, alt, orta ya da yüksek kalite bir pipo arasında ki farkı nasıl anlayacaksınız?

Şovenizmin Gereği Yok.

Birde işin bence psikolojikbir yönü de var. Başlangıç aşamasında piyasadaki üst seviye pipoları toplayarak startı verdiniz. Peki sizin için tatmin duygusu ya da en üst duygusu ne olacak standartı yüksek çıta da başlatınca atıyorum ki Peterson Sherlock Holmes serisi bir pipoyu aldınız 600 TL civarında para verdiniz. Sonra ki durak ne olacak? Egoların tatmin durumu var. Evet belki bazılarımızın paylaştığı fotoğraflar (ben de dahil) sizleri “vay be ne biçim pipoları varmış adamın” dedirtebilir. Ya da “ooooo ne çok piposu var” dedirtebilir. Peki sizce bizler başlar başlamaz mı bu kaliteye bu sayıya ulaştık. Yani hadi ben pipoya başlıyorum al birader şu 20.000’i ver oradan 100-200 pipo mu dedik. HAYIR!!! Zamanla oldu. Pipo içmek sabır gerektiren bir iş. Hem içmesi hem de toplaması. Adım adım bütçenize göre gitmek gerekir. Pipo hem alt kültürü hem de kendi içinde barındırdığı yapı itibari ile rekabet ve hava atma aracı değildir. Yani ne kadar çok piponuz olduğu ile övünemezsiniz. Bilgi birikim işidir. Dersiniz ki 500 pipom var birisi gelir hart diye bir soru sorar neye uğradığınızı şaşırırsınız.

Doğrusu yanlışı yoktur bu işin. Doğrular ve yanlışlar yiğidin yoğurt yeme şekli ile doğru orantılıdır. Matematiksel bir, iki olmazsa olmazın dışında Kalite Sizsiniz.

Artık Pipoda kaliteyi ne belirler diye başta sorduğum sorunun yanıtını kendimce verdiğimi düşünüyorum. Üzdüğüm, kırdığım kimse olduğunu sanmıyorum zira kimseye hitaben yazılmış bir yazı değildi. Ancak yinede bu yazıyı okuyup abi bana mı laf çaktın diye sorabilecek bir çok kişi tanıyorum. O nedenle Sürçü Lisan ettiysem affola.

Kullanıcılarının Pipoyu En Üst Kaliteye Taşıdığı 15 Fotoğraf.

 

Serkan Ozseyhan
Serkan Ozseyhan
1975 yılında Ankara'da doğdum. İlk okulu Dr. Reşit Galip ilkokulunda ortaokulu Mimar Kemal Lisesinde okudum 1990 senesinde İstanbul'a taşındım. Liseyi Beyoğlu Fındıklı Lisesinde tamamladım. 1993 - 1997 yılları arasında Alanya'da yaşadım. Daha sonra tekrar İstanbul'a geri döndüm. Pipo içmeye 2010'da başladım. 2012 senesinde hobi amaçlı pipo yapmaya ise başladım. Daha sonra hobiden çok yaşam biçimi haline gelince kendi adımla pipolarımı yapıp satmaya başladım. Son 9 senedir Bodrum'da yaşıyorum. 2009 senesinde evlendim 2011 yılında Batıkan ismini verdiğimiz bir oğlumuz oldu. Hala yaşamaya ve daha iyiyi yapmaya uğraşıyorum.

5 Comments

  1. Emir Otluoğlu dedi ki:

    Sevgili Serkan her satırına katılmakla birlikte şunu eklemek isterim. Pipo’da orta kalitedeki markalar bir anlamda kalite garantisi sunmak yerine belirli bir kalite düzeyinin garantisini sunuyor. Yani bir Peterson ya da Savinelli aldığında o piponun “kesinlikle kaliteli” bir pipo olacağını bilmesen de içilebilecek nitelikte olduğunu biliyorsun. Elbette bu markalarda da çürük yumurtalar olabiliyor ama çok çok nadir. Yukarıda da adını saydığın üst düzey markalar ise biraz daha sosyal ve görsel tatmin markaları bence. İşlev/Fiyat Farkı olarak baktığında kesinlikle aradaki farkı hakedecek düzeyde bir getirileri bulunmasa da hem görsel açıdan hem de markaya sahip olma açısından bir getirisi olduğu muhakkak.

    Bu konuda eklemek istediğim diğer bir konu ise “ten uyumu”. Yani her pipo her kullanıcı ile %100 uyuşmayabiliyor. Benim içiminden zevk almadığım bir pipo diğer bir kullanıcının elinde harikalar yaratabilirken tam tersi de mümkün. Benim estate olarak aldığım bir ilCeppo pipolarımın içinde en keyifle içtiklerimden örnek olarak.

    Son olarak piponun en sevdiğim yanı ile ilgili bir aktarımda bulunmak istiyorum. 20’nin üzerinde pipom var ve hepsinin nereden alındığını, hangi dükkandan ne zaman alındığını biliyorum, hepsinin ayrı bir hikayesi var. Kimi buradan alınmış, kimi bambaşka ülkelerden, kimini bizzat almışım, kimini internetten sipariş ile. İçerken, temizlerken, seyrederken bunları hatırlamak bence piponun diğer tütün mamüllerinden en büyük ve keyifli ayrımı.

  2. Itır su dedi ki:

    Sirkan abi esip gürlemişsin emeğine sağlık lakin bence ve yaptığım araştırmalarca ulaştığım sonuçlara göre briarın nemi emmesinin en büyük etkeni kökün yaşı ve bundan bahsetmemişsin!

    Sevgili yeni başlayan arkadaşlar;

    Briar yani piponun en büyük içim kalitesini etkileyen unsur kök yaşıdır. Flame grain yahut diğerleri tamamen kozmetik yani görsel yani zevk olayıdır. Ha birds eye’ın içimde ekstra kururluk sağladığı söylenir. Kökler toplanıp kesildikten sonra çeşitli kurutma işlemleri olur. Önce romla vs ıslatırlar. Sonra doğal kuruma denilen, hava akımıyla genellikle 5 yıl civarında depolarda kurutularak işleme hazır hale gelirler. Kimi büyük firmalar kök satışları da yaparlar. 100 yıldan uzun süredir üretimde olan bu Fransız firmasının adını mahsusçuktan vermeyeceğim ki araştırınız, araştırmadan zevk alınız ve belki yeni şeyler öğrenirsiniz, paylaşırsınız fln.

    Kök satış yapan firmanın müdavimlerinden biri de gayet uygun fiyatlı -100 dolar ortalamalı- kuzeyli bi amca. Bunun gibi yüzlerce el yapımcı var. Köklerin gördüğü işlem aynı olunca geriye işçilik, damar yapısı sergileme gibi fiyatı ve görselliği etkikeyen unsurlar kalıyor. Kafa karışıklığı burada başlıyor tahminimce.

    Yurtdışı fiyataraştırmalarımda brebbia olsun, amorelli olsun gümrük sınırının üstinde fakat çom da uçuk olmayan fiyatlarla satılmakta. Üst modeller genelliklekök yaşından değil, kozmetikten kaynaklanmakta. Yani bunlar kaliteli pipolar ve el yapımı. Böylece hatalar da minumumda.

    Doğal kurutmadan sonra gelen fırınla kurutMa yöntemi var, yanılmmıyorsam Şahin Pipo bu tekniği uyguluyor. İçmedim, kökler nereden gelir, yaşları kaçtır bilmiyorum.

    Bunların haricinde kuru içim içün Eriq Nording’in sattığı volkanik taş parçacıkları var. Bizimkiler lületaşı parçacıkları satıyorlarmış fakat nemarka biliyorum ne de rastladım. Delikli tabak halinde de olabiliyorlar. Bu malzemeleri çanağın dibine döküp üstüne tütünü yerleştirince de Samuel Gawithh gibi çok nemli tütünler için, acemiler için vs faidesi olabilir. Yani Serkan abim çokdoğru demiş içmeyi bilmiyosan ağaç naapsın diye.

    10-30 dolarlık briar pipolar da var. Çok ilgimi çekmekte fakat henüz kullanmadım.
    Mal arkadaşım pipsan almıştı. Pipsan aldığı için mal demiyorum haa, yanlış olmasın. Dinlemedi beni ve aldı. Sapı ayrılmıyordu, sabitlenmişti gövdeye. 60 lira vermişti. Briar değildi. Yeni başlayacaklar bu tip 10-30 dolarlık pipoları kovalasınlar, mısır koçanı -ucuzundan- bulmaya çalışsınlar. Özellikle sigara içenler. Valla tutamıyacam kendimi ama ayı gibi asılıyonuz. Dövdüm pipsancı arkadaşı elim deyince içmeyi öğrendi biraz. Çok güzel içimi olan savinelli tris vardı eski kim bilir kaç yıllık, onu hediye etmiştim. Bu sefer zevkten lezzetten asıldı pipoya öküz.

    Ha neden taktım yurtdışına? Dolar fln yükseldi ama yine de gayet ucuza buradakilerden kaliteli ürünler bulunmakta. İmkanınız varsa kaçırmayın. Savinelli’nin pahal olan bazı serilerinde belirtir kök yaşı en az şu kadarlık briardan üretilmiştir diye. 3 kat farkediyor ülkemizde neredeyse.

    • Serkan ÖZSEYHAN dedi ki:

      Bir parça kürlenme işlemine de girmişsin doğru demişsin benim bu yazıda es geçip daha sonra yazmayı planlamıştım sen önden ortamı hazırladın. Sağolasın. Ucuz mısır koçanı yanar bu arada tecrübe ile sabit. 😛

  3. Merhaba Değerli Pipo Dostlarım…35 yıllık bir pipo fenomeni bir Sanatçı olarak sayfanızı ve kıymetli bilgilerinizi merakla – ilgiyle takip ediyorum..Herşey için Teşekkürler.
    Sevgilerimle
    Dr. Hasan Cihat Örter
    Sanatçı

  4. hasan yıldırım dedi ki:

    benim için pipo ultra hafif olmalı ve tabikide gül kökü… marka takıntım yok… soguk içtigim sürece tütün ön planda bir keyf ile devam ediyorum… dolum yaptıgınızda içim sürenizi olabildigine uzatmanızda fayda var ve de en dandik pipo ile başlayın… kolay ısınan pipo size kaliteli içimi ögretir….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.