Hangi Pipoyu Almalıyım?

omer-parlar23.5.1949 yılında Ankara’da Askeri Hakim Subay bir babanın oğlu olarak birde ikiz kardeşi olmak üzere dünyaya gelmiştir. Asıl adı Derviş Ömer Parlar’dır. Kendisi Ankara Hukuk Fakültesi ve Ankara TED Koleji mezunudur. TC Merkez Bankası İstanbul, Karaköy şubesi Kambiyo servisinde 30 yıl görev yapmıştır. Pipoya babasından kalan bir pipo ile 1969 yılında başlamıştı. Kendisi nevi şahsına münhasır özel bir insandı kendisinin geniş sayılabilecek kütüphanesi makale ve arşivleri vardır.Kendisi her konuda bilgili donanımlı bir insandı kendisine ayaklı kütüphane demek çok yerinde olur. 2 kız evladı olan Ömer Parlar iyi derecede İngilizce bilmekteydi. 20 Mayıs 2015 tarihinde elim bir trafik kazasında kaybettiğimiz Ömer ağabeyimiz tarafından forumda kaleme alınan konudan harika yazıları paylaşmak istedim.

Ömer Parlar’ın kaleminden. Hangi Pipoyu Almalı

Özetle konu: pipo içmeye  yeni başlayan birisinin yeni pipo alacak olması ve bütçenin 150 ₺ olması. Peşi sıra gelen yazışmaların arasında Ömer ağabey’in yanıtları;

[quote font=”trebuchet” font_size=”12″ font_style=”italic” color=”#000000″ bgcolor=”#dddddd” arrow=”yes” ]150 liraya gayet kaliteli pipolar alınabilir bence. 300 lira bir pipoya hemde yeni başlamışken ve pipo sayısı azken vermek ne kadar mantıklı olur? Kaldıki burda uzun süredir pipo içen çok tecrübeli kişilerin bile, bu fiyatlar için gereksiz, verilmez dediğini okudum. Estate ise dahada vahim çünkü fiyatlar çok pahalı. 40-50 liraya şahin, 50-100ede daha kaliteli pipolar olması gerekirken, fiyatlar çok uçuk. Arkadaşın yerinde ben olsaydım 10-20 lira daha koyar iki tane capitello alırdım. Pipolarım arasında bırak capitelloyu markasız italyan malı 2 tane pipo bile var. Biri vasatın altıyken diğeri capitello yada şahin ayarında çıktı. Birazda şans meselesi. Ki vasatın altı olan daha çok yeni, biraz kaplansın içi biraz daha düzelir sanırım. Yanılıyor olabilirim ama; pahalı piponun içim zevkinden çok işin koleksiyonluk, sahip olma kısmı ile alakalı olduğunu düşünüyorum.  Paxmahnhob[/quote]

Pipoya yeni başlarken güzel bir yaklaşım. Ama başlangıçta arkadaşlar kendilerine şu soruyu sormalı ve dürüst bir cevap vermeli. Devam etmede sonuna kadar kararlı mı yoksa içinde küçük bir  ? işareti var mı. Evet ben bu işi sonuna kadar götüreceğim diyorsa ideali 300 liralık pipoyu almasıdır. Hele bir bakalım nereye kadar diyecekse daha ekonomik (dikkat ediniz kötü demiyorum) işini şimdilik görecek  bir veya iki adet pipo ile devam etmek benim düşünceme göre daha akılcıdır. Zaten bir süre sonra eli ister istemez sağlam bir marka ve iyi pipolara gidecektir. Artık bu işin sonu da yoktur. Sayın arkadaşlarımı bilmiyorum ama bizler zamanında böyle başladık.
Şahin pipo konusuna gelince hep söylemişimdir; olay biraz da şansa bağlıdır. İyi pipolar ile karşılaşacağınız gibi bir zaman sonra yahu ben bu pipoyu niye almışım demek riski de her zaman mevcut.
Sağlam marka derken kastım bilinen ve kendini kanıtlamış marka pipolara yönelmek gerekir. Doğal olarak böyle üreticiler isimlerini düşük kalite pipolar ile yaralamak istemezler. Böyle bir marka sahibi üreticinin üst serilerini almaya şimdilik gücünüz yetmiyorsa daha alt seri ve ekonomik pipoları ile işe başlamak mümkündür. Zaten böyle bir markanın pipoları arasındaki farkı fark etmek de zamanla kazanılan deneyim işidir.
Kısaca olayı özetlemek gerekirse önce usuletle ve suhuletle yani sakin ve sağlam adımlar ile hareket etmek,  olayı biraz da piponun kişisel yaşamınızda aldığı yer ve öneme göre ilerletmek yerinde olur düşüncesindeyim.

“Hangi pipoyu almalıyım?”  ya da 150 liralık pipo mu yoksa 300 liralık pipo mu muhabbetine tekrar bir saplama yapmak istiyorum. Elinden 400 pipo (belki daha fazladır) geçtiğini ifade eden  Cem bey arkadaşımızın pipo deneyimi bu camiada bilinen bir vakıadır  ve  bu konuda sayılı bir kaç arkadaşımızdan biridir. Ben burada adet veya pipo değerleri olayına fazlaca girmeden pipoculuk deneyimi açısından bir kaç kelime söylemek istiyorum.

Öncelikle geliniz şu pipo koleksiyonu konusunda bir mutabakata varalım. Pipocular koleksiyon  için pipo almazlar, içmek için alırlar ve pipolarına hiç bir zaman koleksiyon açısından bakmazlar. Koleksiyon yapmak isteyenler ya pul biriktirirler ya kelebek, ya da canları ne isterse.

Pipocuların kaç adet pipoya sahip olacaklarını kendi içme tercih ve alışkanlıkları, deneyimleri ve bu iş için ayırdıkları bütçe ile pipoculuk da geçirdikleri yaşam süreleri tayin eder.

Ben eski bir pipocu olarak hep ifade etmişimdir; mütevazi ölçülerde bir pipocuyum. Yani hiç bir zaman ne yüzlerce pipom oldu ne de değeri yüzlerce dolarla ifade edilen pipolarım. Benim mütevazi değer ölçülerim dahilinde iyi pipolarım da var, orta karar ama severek kullandığım pipolarım da var. Olayı daha somuta  indirmek gerekirse; artık emekliye ayırıp ambara kaldırdığım pipoları saymazsak 50-60 pipo içinde dönerek işi götürmeye çalışıyorum. Son yıllarda günlük pipo içim adedini 2-3, nadiren 4 adede indirdiğim için bir sıkıntı yaşamıyorum. Ancak burada diğer önemli bir husus da günlük alışkanlıktır. Yani, bir gün içinde aynı pipoyu 2 kez kullanıyorum, eğer üçüncü içim yapacak isem değiştiriyorum. Bu hesapla aynı pipoya tekrar sıra  en az bir ay (belki daha fazla) sonra geldiği için sorun da yaşamıyorum.

Yeni başlayan arkadaşlarımız bu satırları okuyup “şimdi nereden bulacağız 50-60 pipoyu” diye düşünmesinler. Pipo içmeye devam ile arzu edilen seviyeye ulaşmak mümkündür. Gene basit bir hesap yapalım; her yıl 2 veya 3 adet yeni pipo alsınlar. 5 sene sonra 10-15, devamla 10 sene sonra 30 adet pipoları olur.

İşte hesap bu kadar basit. Ve pipoya bakış açısı bu kadar net. Ellerine sağlık Ömer Ağabey. Ruhun şad olsun.

Serkan Ozseyhan
Serkan Ozseyhan
1975 yılında Ankara'da doğdum. İlk okulu Dr. Reşit Galip ilkokulunda ortaokulu Mimar Kemal Lisesinde okudum 1990 senesinde İstanbul'a taşındım. Liseyi Beyoğlu Fındıklı Lisesinde tamamladım. 1993 - 1997 yılları arasında Alanya'da yaşadım. Daha sonra tekrar İstanbul'a geri döndüm. Pipo içmeye 2010'da başladım. 2012 senesinde hobi amaçlı pipo yapmaya ise başladım. Daha sonra hobiden çok yaşam biçimi haline gelince kendi adımla pipolarımı yapıp satmaya başladım. Son 9 senedir Bodrum'da yaşıyorum. 2009 senesinde evlendim 2011 yılında Batıkan ismini verdiğimiz bir oğlumuz oldu. Hala yaşamaya ve daha iyiyi yapmaya uğraşıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.